AHD, HD-TVI, HD-CVI IP ve KABLOSUZ KAMERA SİSTEMLERİ

AHD, HD-TVI, HD-CVI IP ve KABLOSUZ KAMERA SİSTEMLERİ

Güvenlik kamera sistemleri her geçen gün diğer teknoloji ürünleri gibi gelişmekte ve yenilenmektedir. Bu işin içinde on yılı aşkın süredir olmama rağmen ilerleyişi gördüğümde gerçekten şaşırıyor ve büyük bir hayranlıkla takip ediyorum. Her geçen gün bir öncekinden daha yeni bir lens, daha yeni bir görüntü sinyali teknolojisi, daha keskin detaylar, daha yüksek çözünürlükler… Tüm bunların yanında bu işin bir de yazılım boyutu var ki o da her geçen gün daha kullanılabilir, daha stabil ve bir çok sistem ile daha iyi entegre olabilir duruma gelmektedir. Güvenlik kamerası sistemleri ile az da olsa ilgilenenlerin başlıkta da bahsettiğim gibi, AHD, HD-TVI, HD-CVI, IP ve Kablosuz Kamera sistemleri gibi ki bunlar sadece kameralar için geçerli çeşitler. O kadar çok özellik, marka, cins ve çeşit var ki hangi birini satın alınması gerektiğine kesinlikle karar vermek çok zor olsa gerek. Günde onlarca müşteri bizleri yalnız bu farkları öğrenmek için aramaktadır. Sizlere bu yazımızda piyasada satın alabileceğiniz tüm kamera cinslerini arasındaki farklarından bahsetmek istiyoruz.

AHD, HD-TVI, HD-CVI KAMERA SİSTEMLERİ

AHD kamera sistemleri hemen hemen her yerde duyduğunuz, en yaygın olan kamera sistemleridir. Bu kadar çok tanınmış ve yaygın olmalarının nedeni ise; uygun fiyata aynı analog alt yapı ile yüksek çözünürlükte kaliteli görüntü verebilmesinden kaynaklanıyor. AHD kamera sistemlerini eski kullandığınız analog alt yapısı ile kullanabiliyorsunuz, yani eski sisteminizi yenilemek istediğinizde yalnızca kamera ve kayıt cihazlarını değiştirmeniz yeterli oluyor ki bu da sizi esas maliyetli ve zahmetli olan kablo ve işçilik maliyetinden korumaktadır. AHD kameralarının çözünürlükleri 720p, 960p ve 1080p olmak üzere üç çeşittir. Bunlar arasındaki farklar ise; 720p 1280x720 çözünürlüğe karşılık gelmektedir. 960p ise 1280x960 çözünürlüğe karşılık gelip 720p’ye göre daha geniş açı ile görüntü verebilmektedir. 1080p ise full hd dediğimiz 1920x1080p’ye karşılık gelmektedir. Diğer iki modele göre de hem daha geniş, hem daha net hem de daha keskin çizgilere sahip görüntü vermektedir. Eğer bu çözünürlüklerden daha yüksek çözünürlükler ya da daha kaliteli görüntüler isterseniz IP kamera kullanmalısınız. Ip kamera konusunuz biraz sonra anlatacağım.

Şimdi ise bu teknolojiler arasındaki farklardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle AHD, HD-TVI ve HD-CVI kameralar analog alt yapı ile çalışmaktadır. Tek kablo üzerinden görüntü sinyali göndermektedirler dolayısıyla tamamı da aynı tip kablo ile çalışmaktadır. Burada bu üç teknolojinin arasındaki fark esasında yok denilecek kadar azdır. Bu teknolojiler farklı markaların birbirine yakın olan teknolojilere farklı isimler vermesinden kaynaklanmaktadır. Araba motoru gibi düşünün, Renault Pure Drive diyor, Opel Ecotec diyor, VW ise TSI motor diyor. Esasında prensip olarak hemen hemen hepsi aynıdır, aynı tüketim değerlerini ve aynı güçleri sunarlar bize fakat ürünü farklılaştırmak için ve az da olsa gerçeklik payı var kendilerinden bir şeyler ekleyip yapmış oldukları bu motorlara farklı isimler verirler. Aynısı kamera sistemleri içinde geçerlidir. Neutron, Avenir, Cenova gibi markalar AHD teknolojisi ile üretim yaparken, Dahua HD-CVI ve Hikvision ise HD-TVI teknolojisi ile adlandırmıştır kendi sistemlerini. Esasında burada önemli olan kullanılan teknolojinin ismi ve teknolojisi değil, kameranın içerisinde kullanılacak olan CMOS entegresi ve LENS’tir. Görüntü kalitesini bu iki parça belirler. Bu iki parçanın da düzgün çalışan ve sorunsuz olan modellerini piyasada birçok firma satmakta ve üretmektedir. Bugün dünya çapında en çok üretilen ve satılan güvenlik ürünlerinin ilk üçü; Honeywell, Dahua ve Hikvision’dur. Türkiye de kullanılan MOBESE sistemlerin neredeyse tamamına yakını; Hikvision ve Dahua ürünleridir.

Piyasada birde almış başını gidiyor, kime sorsam Sony kamera satıyor, ama her firma Sony satıyor, öyle böyle değil, köşedeki elektrikçi de, dün bu işe başlamış yeni bir firmada herkes. Telefonla arıyorlar “ biz dört kamera taktıracaktık, her yerden fiyat alıyoruz sizden de almak istiyoruz, Sony kamera istiyoruz” gibi sorularla hatırı sayılır derecede sık karşılaşıyoruz. Çoğu kötü niyetli satıcı maalesef fason ürünleri Sony diye satmaktadır. Dışarıda ürettirip uygun fiyata mal edip, üzerlerine kendi isimlerini yazdırıp, marka diye nitelendirip müşteriye satıyorlar, ya da üzerlerinde hiç marka yazmıyor, bir Sony etiketi yapıştırıp, Sony kamera diye satıyorlar. Bu işin gerçeğini anlatmak istiyorum. Öncelikle Sony kamera üretmektedir, bu var evet, fakat sadece kendi büyük projeleri için üretmektedir. Dolayısıyla dışarı toptan ya da perakende satmamaktadır. Zaten satsa dahi en uygun fiyatlı kamerasının 300 doların altında olacağını sanmam. Bir ikincisi ise piyasada gördüğünüz kameraların neredeyse tamamında kartların üzerinde Sony Chip kullanılır. Chip’ten kastım görüntü işleyen işlemcidir. Bu işlemci olmadan görüntüyü oluşturamaz kamera. Bunların da kalite anlamında çok çeşidi vardır. Bunu şuna benzetebilirsiniz. Bugün piyasadan aldığınız tüm bilgisayarların üzerinde İntel ya da AMD etiketi görürsünüz. Başka bir etiket olamaz çünkü bu işlemcinin markasıdır ve dünyada sadece iki marka vardır bilgisayar işlemcisi üreten. Şimdi siz bilgisayarımın markası İntel mi diyorsunuz? Yoksa Asus, Toshiba ya da vb Dell falan mı diyorsunuz? Birde İntelin 30 dolara da işlemcisi var 300 dolara da. Her İntel bir mi?  Kameralarda da aynı sistem geçerlidir. İşlemci Sony ise kamera da Sony mi oluyor yani J Netice olarak bu tür satıcılara ve markalara itibar etmeyiniz.

Bir diğer konu da kameranız çok kaliteli olsa bile kayıt cihazınız kalitesiz ise alacağınız kamera görüntüsü de kalitesiz olacaktır. Kayıt cihazınız yani DVR ya da NVR cihazının da kaliteli olması çok önemlidir. DVR ve NVR cihazlarını esasında birer sunucu bilgisayar olarak düşünebilirsiniz. Çünkü bu cihazlarında üzerlerinde Hard Disk, İşlemci, Ram, Bios ve tüm bunları kullanabilmeniz için bir yazılım yüklüdür. Aynen bilgisayarlarda olduğu gibi, nasıl Windows ya da Mac yüklüyse bu cihazlarında yazılımları Linux’tür. Bu cihazların işlemci hızları ve diğer parçalarının kalitesi çok önemlidir. Çünkü bu cihazlar, görüntüleri kaydeder, işler, size istediğiniz günü ve saati kesmeniz için yardımcı olur, flash belleğe kaydetmenizi sağlar ya da uzaktan bir ip üzerinden bir port yönlendirmek şartı ile size erişim hizmeti sağlar. Tıpkı bir sunucu bilgisayar gibidir. Neredeyse hiçbir farkı yoktur. Bu kadar işlemi aynı anda yapacağından sistem ne kadar kaliteli ise size o kadar iyi hizmet edecek ve kullanılabilirlik sağlayacaktır. Aynı şekilde kendi işletim sistemi dışında dışarıdan bağlanmak için kullandığı yazılımı da ne kadar kaliteli ise uzaktan cihazı yönetebilmeniz de o kadar kullanılabilir ve rahat olacaktır.

Sonuç olarak naçizane tavsiyem; hangi tip ürünü alırsanız alın, aldığınız ürünlerin gerçek marka olmasına, kesinlikle fason üretim olmamasına, markanın kendi teknik servisinin olmasına bakmalısınız. İşinizi yapacak firmanın ya da kullandığınız markanın ürünleri ile ilgili, karşınızda haftanın en az beş günü, sizin sorunlarınızla ilgilenecek bir müşteri hizmetleri var ise o firmayı ya da ürünlerini tercih etmenizi öneririz. Zaten bu şekilde hizmet veren bir marka ürünlerinde kesinlikle üç ay sonra bozulacak entegre ve kart kullanamaz. Çünkü arızalarla uğraşacak olan gene firmanın gene kendisi olduğundan ve bunlarla uğraşmanın maliyetinin; ucuz ürün yapmanın maliyetinden çok daha yüksek olmasından dolayı asla bu riske girmeyecektir.

IP KAMERA SİSTEMLERİ

IP kamera sistemleri günümüzde yaygın olarak kullanılan ip tabanlı kameralardır. IP tabanlı dememizin nedeni ise; her kameranın bir ip numarası vardır, aynı bilgisayarlar gibi. Uzaktan içlerine girip aynı ayrı programlanabilir, ip numarası olmasından dolayı network sisteminde bulunan diğer sistemler ile birlikte çalışabilir, sd karta kayıt yapabilir, NVR’a ihtiyaç duymadan herhangi bir bilgisayara, bilgisayarlara yada FTP sunuculara kaydedilebilir. Bunların diğer analog türevi kameralardan bir diğer farkı ise diğer analog türevi kameralar koaksiyel kablo üzerinden görüntü sinyali gönderirken, bu kameralar görüntü sinyali değil data gönderir. Bu yüzden koaksiyel kablo üzerinden değil, CAT6 kablo üzerinden çalışırlar. Koaksiyel kablo ile analog kameralar yalnız bu kablo ile çalışabildiğinden yaklaşık olarak maksimim 700 metre gibi mesafelerden görüntü iletebilir. Ama IP kameralar CAT6 üzerinden data gönderdiğinden ve network sistemlerine entegre olabilmesinden dolayı sınır yoktur. İsterseniz 20km fiber kabloya bağlayın, isterseniz 10 km öteye kablosuz aktarın, isterseniz görüntülerinizi herhangi bir internet hattı üzerinden yönlendirme yaparak dünyanın diğer ucundaki bir bilgisayara kaydedin. Ucu bucağı olmayan sonunu göremediğimiz bir sistemdir ip kamera teknolojisi.  IP kamera teknolojisinin, analog türevi teknolojilere göre farkları sadece bu kadar değil tabi ki de. En önemli farklarından biri de görüntü kalitesidir. Görüntüler çok daha keskin çizgilere sahip ve çok daha nettir. Bugün kimse, yüksek çözünürlük istediğiniz zaman size ip kameradan başka bir çözüm üretemez çünkü analog türevi kameraların verebileceği maksimum çözünürlük 2mp iken ip kameralardan 5mp 6mp 12mp’ ye kadar çözünürlük alabilirsiniz ve bu teknoloji de sürekli olarak gelişmektedir.

KABLOSUZ KAMERA SİSTEMLERİ

Günümüz teknolojisinde artık kablosuz kameralar çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kablosuz kamera teknolojisinin kullanım amacının başında; kablo ve alt yapı maliyetlerinden daha uygun fiyata çıkmasıdır. Önü açık bir arazide 5km kablo çekmek çok zor ve müthiş maliyetlidir. Ama aynı mesafeyi kablosuz olarak aktarmak çok basit ve bu kablo maliyetine göre çok daha düşüktür. Burada yanlış anlaşılan en önemli konu; son kullanıcılar kameranın kablosuz olduğunu düşünmeleridir. Kablosuz kamera sistemlerinde kameralar kablosuz değildir. Datayı aktaran birim kablosuzdur, kullanılan kamera normal olarak her yerde kullanılan ip kameralardır, bu kameralara ek olarak Access Point takılır ve bir network oluşturulur. Oluşturulan bu networkle iki sistem kablosuz olarak birbirine bağlanır. Aynı evinizdeki kablosuz modeme cep telefonu ya da bilgisayarla nasıl bağlanıyorsanız kameralar da merkeze buna benzer bir mantıkla bağlanır. Bir network oluştururuz ve tüm bu makineleri, oluşturduğumuz bu network bloğuna göre ip numarası verip birbirine bağlarız. Kamera cihazına bir Access Point cihazı bağlanır ve bu verici olarak ayarlanır. NVR cihazının bulunduğu noktaya da gene bir Access Point bağlanır ve bu da alıcı olarak ayarlanır. Bu iki Access Point birbirine noktadan noktaya bağlantı olarak bağlanır. Biz buna Point to Point deriz. Kısa adı P2P’dir. Noktadan noktaya teknolojisi aynı uydu cihazları teknolojisi gibidir. Bir sinyal yayıcı vardır ve diğer bir alıcı da bu sinyal verici cihaza tek bir noktadan kitlenir. Günümüzde bu şekilde bizler; uydu cihazlarımızı, uydu internetlerimizi ve kamera sistemlerimizi kullanmaktayız. Aşağıdaki resim bir çiftlik evine aittir. görüntüğü arsanın diğer ucundaki eve aktarabilmektedir. Bu iki evin arasında yaklaşık 3km mesafe vardır.